<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Adın üstünde, blog ... &#187; 2009 &#187; Ekim</title>
	<atom:link href="http://www.blogg.gen.tr/date/2009/10/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.blogg.gen.tr</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Apr 2012 11:18:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Piller Hakkında Merak Edilenler</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/nedir/81-piller-hakkinda-merak-edilenler.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/nedir/81-piller-hakkinda-merak-edilenler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 22:49:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[pil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Kullandığımız taşınabilir cihazların çoğunda yer alan pillerin türlerini ve bu türler arasındaki farkları sizler için inceledik. B ilgisayarlarımızda yer alan görüntü kartı ve sabit disk gibi farklı türden bileşenler sürekli olarak yenilenmesine rağmen büyük bir değişim içinde değiller. Diğer yandan çevre birimleri sürekli olarak farklı özellikler ve yenilikler sunmak üzere tekrar ve tekrar tasarlanıyorlar. Bilgisayarlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-80 aligncenter" title="pil1" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/pil1.jpg" alt="pil1" width="196" height="147" /></p>
<h3>Kullandığımız taşınabilir cihazların çoğunda yer alan pillerin türlerini ve bu türler arasındaki farkları sizler için inceledik.</h3>
<p><span>B</span> ilgisayarlarımızda yer alan görüntü kartı ve sabit disk gibi farklı türden bileşenler sürekli olarak yenilenmesine rağmen büyük bir değişim içinde değiller. Diğer yandan çevre birimleri sürekli olarak farklı özellikler ve yenilikler sunmak üzere tekrar ve tekrar tasarlanıyorlar. Bilgisayarlara bağımlı olarak çalışan çevre birimleri dışında taşınabilir türden olan kullanıcı dostu cihazlar giderek yaygınlaşıyor. Teknolojik anlamda dur durak bilmeden gerçekleşen ilerleme akıllı cihazların vazgeçilmez olmasına neden oluyor. Buna en güzel örnek ses kaydı, video oynatıcısı ve fotoğraf makinesi gibi özellikleri bir arada barındıran akıllı cihazlar. Bu akıllı cihazların öyle bir türü var ki yedi farklı özelliği tek bir hacme sığdırabiliyor. Bu cihazlar elbette MP3 çalar olarak adlandırılan ancak nice farklı özelliği bir araya getiren ürünler.</p>
<p><span id="more-81"></span></p>
<h3>MP3 çalarlar son derece marifetli</h3>
<p>Bu ayki testimizin de konusu olan MP3 çalarların büyük bir kısmı şu özeliklere sahip: Dijital müzik dosyalarını çalma, stereo FM radyo, dahili mikrofon ile ses kaydı, FM radyo veya ses girişi üzerinden MP3 formatlı ses kaydı, USB taşınabilir bellek, yabancı dil öğrenme fonksiyonu ve kart okuyucusu. Bunca özelliği bir araya getiren bu cihazlar yıllarca sorunsuz biçimde kullanılabiliyor. Tek ihtiyacınız olan müzik dosyalarını aktaracağınız bir bilgisayar. Elbette bir şeye daha ihtiyacınız olabilir. Bu cihazların bir kısmı şarj edilebilir dahili bataryaya sahip olsa bile, bir kısmı kalem pil (AA) ya da ince tip pil (AAA) ile çalışmakta. Dahili bataryaların avantaj sağladığı ortada; ama bu durumun bazı dezavantajları da yok değil. Örneğin uzun bir yolculuğa çıktığınızda ve batarya bittiğinde, şarj için elektrik enerjisine ya da bir bilgisayara muhtaç oluyorsunuz.</p>
<p>Aksine AA ya da AAA pil kullanan bir ürüne sahipseniz cebinizdeki yedek pilleri takarak müzik zevkinize ara vermeden devam edebilirsiniz. Sadece MP3 çalarlar için geçerli olmayıp dijital fotoğraf makinesi, kablosuz klavye &#8211; fare ve kablosuz kulaklıklar için de geçerli olan bu durum kullanıcıların dikkatli olmasını gerektiriyor. Bunun sebebi piyasada çok farklı marka ürün ve çok farklı tipte pillerin yer alıyor oluşu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-82 aligncenter" title="pil2" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/pil2.jpg" alt="pil2" width="140" height="132" /></p>
<h3>Türkiye genelindeki durum</h3>
<p>Türkiye piyasasında yaklaşık 90 farklı marka pil yer almakta. Ancak bu markalar içinden en fazla 15 tanesi bilinen markalar. Bu markaların bazılarının aynı firmalar tarafından üretildiği de oluyor. Farklı isimlere ama aynı özelliklere sahip olan bu ürünler farklı piyasalarda ve farklı pazarlama teknikleri ile şansını deneyebiliyor. Tüketiciler genellikle bir kez kullanılabilen pillere rağbet göstermekte. Bunun altında yatan neden bu pillerin 500 bin &#8211; 2 milyon TL arasında değişen uygun fiyatları. Bir kez kullanılabilen bu pillerde iki farklı teknoloji kullanılmakta; çinko &#8211; karbon ve alkalin piller. Çok daha ucuza üretilebilen çinko &#8211; karbon piller oldukça uzun bir geçmişe sahip. Teknik sınırlandırmaları nedeniyle ömürleri son derece sınırlı olan bu piller, tüm türler arasında en kısa ömürlü olanlar. Diğer yandan alkalin piller ise çinko &#8211; kurşun pillere nazaran 5 &#8211; 10 kat daha fazla ömre sahip. Çoğu kullanıcı bu performans farkının bilincinde olmadığı için, piyasa  genelinde yaklaşık olarak yüzde 90 oranında çinko &#8211; kurşun piller satılmakta.</p>
<p><strong>Voltaj farkı önemsiz</strong><br />
Şarj edilebilir piller için geçerli olan gerilim 1.2 Volt. Bu türden bir pil kullanılması cihazların performansı üzerinde olumsuz etki yaratmamakta. Şarj edilemeyen ve 1.5 Volt olarak bilinen piller bu gerilimi sadece en başlarda sunabilse de, zaman içinde gerilim düşüyor. Şarj edilebilir pillerde gerçekleşen voltaj düşmesi ise daha yavaş gerçekleşiyor. Uzun süre kullanılmayacak şarj edilebilir pilleri boş olarak saklamayın. Bu pilleri tam olarak doldurmuş olsanız bile 2 &#8211; 3 ay içinde kendiliklerinden boşalacaklardır. Bu nedenle kullanılmayan şarj edilebilir pilleri de ara sıra şarj etmekte fayda var.</p>
<h3>Sığa kavramı</h3>
<p>Sığa denildiğinde bir pilin toplam kapasitesini anlıyoruz. Örneğin sığası 500 mAh olan bir pili, güç tüketimi 100 mA olan bir radyoda kullandığımızda 5 saat sonra pilin bitmesi beklenir. 100 mA olan akım değeri, cihaz üzerinde belirtilir ya da cihazın güç tüketimi kullanılarak hesaplanabilir. Bu radyo için belirtilen güç değeri 0.3 Watt ve 1.5 Voltluk iki adet kalem pil kullanıyorsa, bu durumda ‘Güç = Gerilim x Akım&#8217; eşitliğinden ‘0.3 = (2 x 1.5) x Akım&#8217; olduğundan akım değeri 0.1 A yani 100 mA olarak bulunabilir.</p>
<p>Çinko &#8211; karbon pillerin sığası oldukça düşük. Alkalin pillerin ise 5 &#8211; 10 kat daha yüksek (AA pillerde en fazla 1500 mAh) sığaya sahip olduğunu belirtmiştik. Bu nedenle kullanacağınız cihazın ne derece fazla güç tükettiğine bakarak doğru bir seçim yapabilirsiniz. Örneğin uzaktan kumanda ve saat gibi cihazlar çok az enerji harcar ve çinko &#8211; karbon pillerle bile sorunsuzca birkaç yıl çalışabilirler. Böyle bir durumda elbette alkalin pil de kullanabilirsiniz. Ancak ekonomik bir seçim yapmanız gerekirse çinko &#8211; kurşun pillere yönelebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-83 aligncenter" title="pil3" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/pil3.jpg" alt="pil3" width="216" height="104" /></p>
<h3>Şarjlı pillerin üstünlükleri</h3>
<p>Alkalin piller için her ne kadar ekonomik demiş olsak da uzun vadede düşünüldüğünde bunun çok da doğru olmadığı ortaya çıkmakta. Örneğin bazı durumlarda iki günde bir MP3 çalarınızın pillerini değiştirmeniz gerekebilir. Bu da sizin için önemli bir masraf açabilir. Bu nedenledir ki şarj edilebilir pillere olan ilgi son yıllarda katlanarak artmakta. Ortalama 1000 kez şarj edilebilen şarjlı piller ana olarak iki kategoriye ayrılmakta. Nikel &#8211; kadmiyum olarak adlandırılan ve birinci nesil olarak nitelendirilen şarj edilebilir piller kapasite sınırlarına ulaşmış durumda. En fazla 1400 mAh (AA pillerde) değerlerine kadar çıkabilen nikel-kadmiyum pillerin bir dezavantajı Memory Effect &#8211; Hafıza Etkisi olarak adlandırılan ve kullanım hatalarından kaynaklanan kapasite azalması. Nikel &#8211; kadmiyum piller çok yüksek akım değerlerine ulaşabilmesine rağmen yanlış kullanım sonucunda kısa sürede sığa azalabiliyor. Nikel &#8211; kadmiyum pilleri tamamen boşalmadan şarj etmek pil ömrünü ve sığasını düşürmekte. Bu pilleri tam olarak bitmeden doldurmamalı, bittikten sonra da hemen doldurmalısınız.</p>
<p>Nikel &#8211; Metal Hidrit (Ni-MH) piller ise 700 &#8211; 2300 mAh arası kapasitelere sahip. Sığa kaybı sorunu olmayan bu pilleri tam bitmeden şarj etmek sorun yaratmıyor. Özellikle dijital fotoğraf makinesi  kullanıcıları 2000 mAh ve üstü sığaya sahip Ni- MH piller kullanmalı. Aynı husus MP3 çalarlar için de geçerli. Bu nedenle şarj edilebilir pil seçerken türüne, sığasına ve şarj edilebilme sayısına dikkat etmenizi öneriyoruz. Şarj edilebilir pillerden en yüksek verimi alabilmek ve uzun ömürlü olmalarını sağlamak için uyumlu şarj cihazlarını kullanmak öneriliyor. Şarj cihazları açısından gerçekleşen en büyük değişim şarj sürelerinin giderek düşmesi. 15 dakikaya kadar inen şarj süreleri piller üzerine çok yüksek akım verilmesini zorunlu kılıyor. Bu tür bir fazla yükleme ve ısınma pil ömrünü kısaltır gibi düşünülse de kurallara uyulduğu ve uyumlu piller kullanıldığı sürece korkmanıza gerek yok. Piller dolduğu anda akım kesme özelliğine sahip olan ve kullanılan şarjlı pilin türünü otomatik olarak algılayabilen yeni nesil cihazlar son derece marifetli. Ancak bu tip hızlı şarj cihazları ile birlikte farklı marka piller kullanıldığında bu pillerin sığasını kaybetme riski bulunuyor. Şarj cihazlarının bazıları ile birlikte sunulan otomobil çakmağı adaptörü sayesinde pillerinizi araç içindeyken de şarj edebiliyorsunuz. Evren Elektronik tarafından dağıtımı yapılan Camelion Akıllı Şarj Cihazı bu özelliğe sahip. Diğer yandan yüksek akıma, aşırı ısınmaya ve pillerin ters yerleştirilmesine karşı koruma özellikleri de bulunuyor.</p>
<p>Şarj edilebilir pillerin en büyük artılarından biri de çevre kirliliği oluşturmamaları. Ortalama olarak 5 yıl kullanılabilen bu piller ekonomik oldukları gibi çevre koruması açısından da son derece etkililer.</p>
<p>Bu yazıda anlatılan ürünleri incelememizi sağlayan Evren Elektronik&#8217;e teşekkür ediyoruz. <a href="http://www.camelion.com/">http://www.camelion.com/</a></p>
<p><strong>Doğru seçim yapmak şart</strong><br />
Anlık akım değerleri yeterince yüksek olmayan piller dijital fotoğraf makinesi gibi yüksek güç çeken bazı cihazların çalışmasını bile engellemekte. Hatta bilinçli olmayan kullanıcılar bu durumda cihazlarının çok yetersiz olduğunu bile sanabilir. Bu nedenledir ki üreticiler tarafından tavsiye edilen (pek çok kez alkalin piller önerilir) pil türlerini kullanmak şart. Alkalin pillerin Ultra Alkaline olarak adlandırılan versiyonları ise özellikle yüksek güç tüketen cihazlar için birebir. Bazı durumlarda piller arasındaki farklılıkları bilmeyen kullanıcılar belirli bir markayı kullanmaktan bile vazgeçebiliyor. Belirli bir firmanın çinko &#8211; karbon pillerinden memnun kalmayan ya da dikkatsizlik sonucu son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satın alan bir kişi, bu firmanın tüm ürünlerinin yetersiz olduğunu sanabiliyor. Piller arasındaki farkları bilmek ve bilinçli tüketici olmaksa, her zaman için avantajlı bir durum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/nedir/81-piller-hakkinda-merak-edilenler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzaktan Kumandalı Kombiler</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/genel/76-uzaktan-kumandali-kombiler.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/genel/76-uzaktan-kumandali-kombiler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 20:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kombi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Doğalgaz kullanıcılarının, ev ve iş yerlerine kombi satın alırken dikkat etmesi gereken farklı noktalar var. Isıtma kapasitesi, kullanılacağı mekanın büyüklüğü ve bulunduğunuz coğrafi konum, kombi alırken mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Ortalama 10 yıl ömrü olan kombiler, ülkemizin doğalgazla ilk tanışan bölgelerinde yenilenmeye başladı bile. Kombiden en iyi verim nasıl alınır, hangi ev için nasıl bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-77 aligncenter" title="ECO4_24_FI" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/ECO4_24_FI.jpg" alt="ECO4_24_FI" width="116" height="116" /></p>
<p>Doğalgaz kullanıcılarının, ev ve iş yerlerine kombi satın alırken dikkat etmesi gereken farklı noktalar var. Isıtma kapasitesi, kullanılacağı mekanın büyüklüğü ve bulunduğunuz coğrafi konum, kombi alırken mutlaka göz önünde bulundurulmalı.</p>
<p><span id="more-76"></span></p>
<p>Ortalama 10 yıl ömrü olan kombiler, ülkemizin doğalgazla ilk tanışan bölgelerinde yenilenmeye başladı bile. Kombiden en iyi verim nasıl alınır, hangi ev için nasıl bir kombi seçmeli gibi bilgiler ve yeni kombi modellerini burada bulacaksınız.</p>
<p>Kombi, doğalgaz tesisatı olan mekanlarda, gazı kullanarak suyu ısıtan ve bu suyu radyatörlere gönderen bir cihaz. Kombi ile hem kaloriferleriniz, doğalgaz sobanız ısınıyor, hem de sıcak su konusu dert olmuyor. Çünkü kombili evlerde 24 saat sıcak su var.</p>
<p>Kombilerin, ısı üretme kapasitelerine göre farklı çeşitleri var. 17, 20, 26 bin kcal’lik ısı üreten kombi çeşitlerinden evinizin büyüklüğüne, bulunduğu yerin coğrafi özelliklerine göre bir seçim yapmalısınız. En basit hesapla, örneğin 80 metrekarelik bir eviniz varsa, 17 bin kcal’lik bir kombi yeterli olacaktır. 120 metrekarelik bir ev için 20 bin kcal’lik, 160 ile 250 metrekare büyüklüğündeki mekanlar için 26 bin kcal’lik kombiler tercih edilmeli. Daha büyük alanlarda 30 bin kcal’lik ısı kapasitesi olan bir kombi kullanılması tavsiye ediliyor. Müstakil, etrafı boş ve şehirden uzak evler daha yüksek kapasiteli kombilere ihtiyaç duyuyor. Mesela 80 metrekarelik bir müstakil eve 26 bin kcal’lik kombi bile yeterli gelmeyebiliyor.</p>
<p><strong>SİZİN BACANIZ HANGİSİ?</strong></p>
<p>Piyasada, hermetik ve bacalı olarak adlandırılan iki farklı kombi türü var. Hermetik, ülkemizde en çok kullanılan kombi türü. Bacası pencereden, doğrudan dışarıya verilen kombiye hermetik deniyor. Diğeri de adından anlaşılacağı gibi, kapalı bacalara bağlanan bacalı kombi. Apartman daireleri için en uygunu hermetik kombi. Bacalı modeli kullanmak için mutlaka müstakil bir bacanız olması gerekiyor. Ayrıca, atık gaz bacaya verildiği için zehirlenme riski taşıyabiliyor. Mesela İngiltere’de, bacalı kombi kullanılması yasak. Bu riskin yanı sıra, bulunduğu ortamdaki oksijeni azalttığı için, bacalı kombiler, yatak odası, banyo gibi mekanlara takılmıyor. Hermetik kombiler, atık gazı doğrudan dışarı atıyor ve gazın yanması için gerekli oksijeni atmosferden aldığı için tavsiye ediliyor. Hermetik kombiler, açık havaya açılan bir pencerenin bulunduğu herhangi bir yere takılabiliyor.</p>
<p><strong>KAPATIP AÇMAK EKONOMİK DEĞİL</strong></p>
<p>Kombi alırken dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da, eşanjör konusu. Nedir eşanjör? Cihazın ürettiği ısının, bölümlere ayrılmasını sağlayan bir pomba bu. Kaliteli kombilerde çift eşanjör bulunuyor. Yani, mutfak ve banyoda kullanılan suların ısıtılması için ayrı, mekanı ısıtan radyatörler için ayrı ısı üretiyor bu kombiler. Çift eşanjörü olmayan modellerde, mutfak ve banyoda sular hemen ısınmıyor, rahatça kullanılamıyor. Alırken, cihazın bu özelliğini mutlaka sormalısınız.</p>
<p>Kombimizi kullanırken bazı yanlışlıklar da yapıyoruz. Mesela, daha az gaz yakması için kombiyi sürekli açıp kapatmak aslında gaz tüketimini artırıyor. Cihaz, en çok gazı açıldığı ilk bir saatte, radyatörlerde dolaşan su ısınana kadar yakıyor. Dolayısıyla, kombiyi kapatmak yerine, mekanın sıcaklığına göre ayarını düşürmek daha doğru. Evden 4-5 saatliğine ayrıldığında bile, dolaşımda olan suyun soğumaması için kombiyi kapatmamalısınız.</p>
<p>Isıyı ideal seviyede tutmak için, kombiye bağlanan oda termostatlarından satın alabilirsiniz. Gün içindeki sıcaklık değişimlerine göre, kombinin ayarını düzenliyor ve sizi bu işle uğraştırmıyorlar.</p>
<p>Kombilerin ülkemizde ortalama ömrü 10 yıl. Voltajın yükselip alçalması cihazın ömrünü kısaltan ve arızalanmasına sebep olan en büyük faktör. Yurtdışında aynı kalitede bir kombi, 20 yıla yakın kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>KOMBİLER DE KÜÇÜLDÜ VE ŞIKLAŞTI</strong></p>
<p>Kombiler de teknolojik gelişmelerden nasibini alıyor. Doksanlı yılların başında çakmakla yakılan modeller kullanmaya başlamıştık. Şimdi uzaktan kumandalı, telefonla komut verilebilen, atık gazı tekrar kullanan ileri modeller var piyasada. ‘Yoğuşmalı kombi’ adı verilen cihaz, atık gazdan tekrar faydalanıyor; ekonomi ve yüksek verim sağlıyor.</p>
<p>Daha yeni bir teknoloji ise, uzaktan kumandalı kombiler. Cihazı görmeye gerek kalmadan, başka bir odadan veya kattan bile kumanda edebiliyorsunuz. Genelde villalarda tercih ediliyor bu tür kombiler. Eğer kombi alacak veya yenileyecekseniz, program saatli olanlar, telefonla çalıştırma cihazına sahip kombiler de seçenekler arasında.</p>
<p>Yıllar geçtikçe daha çok geliştirilen, her teknoloji ürünü gibi, kombilerin de tasarımları değişmeye başladı. İnce ve yuvarlak tasarımlar, kombiyi hantal görüntüsünden kurtarıyor. Üzerinde dijital göstergeleri bulunan cihazları kullanmak daha da kolay. Çünkü cihazın herhangi bir yerinde arıza olduğunda cihaz size haber veriyor.</p>
<p>Tüm komutları ve ayarları bu ekrandan görebiliyorsunuz. Belirtelim, gümüş renk, kombide de pek bir popüler.</p>
<p><strong>SU SEVİYESİNİ GÖZLEYİN</strong></p>
<p>Kombinin içindeki su seviyesi sene boyunca yaklaşık 3-5 litre azalıyor. Bu buharlaşan suyu, cihaz soğukken doldurmayı unutmamalısınız.</p>
<pre><a href="http://im.webkafe.net/69458f" target="_blank">Kaynak</a></pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/genel/76-uzaktan-kumandali-kombiler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Bayramı</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/genel/74-cumhuriyet-bayrami.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/genel/74-cumhuriyet-bayrami.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 12:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=74</guid>
		<description><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun. Bu sevgi hiç bitmeyecek. Cumhuriyet sonsuza dek yaşayacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="29ekim" src="http://www.gurkancelik.com/wp-content/uploads/29ekim.jpg" alt="29ekim" width="338" height="480" /></p>
<p style="text-align: center;">29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun.</p>
<p style="text-align: center;">Bu sevgi hiç bitmeyecek. Cumhuriyet sonsuza dek yaşayacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/genel/74-cumhuriyet-bayrami.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cep Telefonlarımızın yaydığı elektromanyetik dalgalardan korunma yolları</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/tavsiye/71-cep-telefonlarimizin-yaydigi-elektromanyetik-dalgalardan-korunma-yollari.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/tavsiye/71-cep-telefonlarimizin-yaydigi-elektromanyetik-dalgalardan-korunma-yollari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 12:10:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[gsm]]></category>
		<category><![CDATA[sar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[- Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konuşmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek. &#8211; Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtmamak, telefonları onların yakınında tutmamak. - Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak. Hamilelikte cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak, hamilelik süresince evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak. — Cep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-72" title="cep-telefonu" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/cep-telefonu.jpg" alt="cep-telefonu" width="205" height="205" /></p>
<p>- Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konuşmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek. &#8211; Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtmamak, telefonları onların yakınında tutmamak.<br />
- Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak. Hamilelikte cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak, hamilelik süresince evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak. — Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak. (Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir. Çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır.)<br />
- Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmak (Bir çalar saat, gece boyunca başucunuzda durarak biyolojik ritminizi altüst edecek cep telefonuyla aynı işlevi görecektir.)<br />
- Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.<br />
- Cep telefonlarının en savunmasız zamanda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanmak.<br />
- Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefon çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu baş bölgesinden uzakta tutmak. (Gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye açtıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmek daha güvenlidir.)<br />
- Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapmamak. (Cihaz çekmediği için görüşmenin gerçekleşmesi baz istasyonun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir.)<br />
- Baz istasyonları ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmak. (Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar görür.)<br />
- SAR değeri daha düşük cihazı tercih etmek daha az radyasyona maruz kalmak demek. SAR değeri düşük cep telefonlarını tercih etmek.<br />
- Harici antenli cep telefonlarini tercih etmek.<br />
- Cep telefonunu gün içinde vücudunuzdan olabildiğince uzakta, çantada; çantaniz yoksa, en dis cebinizde tasimak.<br />
- Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.<br />
- Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakin bir yerde taşımamak.<br />
- Yakınınızda bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine, istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak. &#8211; Cep telefonunun bir organımız olduğunu zannetmemek, hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak, mümkün mertebe klasik iletişim araçlarını kullanmak.</p>
<p><span id="more-71"></span></p>
<p><strong>KISA VADELI ZARARLARI (24 saat)</strong></p>
<p>- Görüş alanında daralma.<br />
- Kalp rahatsızlıkları.<br />
- Kalp pilinin bozulma riski.<br />
- Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski<br />
- Yoğun stres ve yorgunluk hissi.<br />
- Kalıcı işitme bozuklukları.<br />
- Konsantrasyon ve dikkat bozulması.<br />
- Embriyo gelişiminin zarar görmesi.<br />
- Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma<br />
- Kadınlarda düşük riskinin artması.<br />
- Işitmede geçici aksaklıklar oluşması.<br />
- Kan hücrelerinin bozulması.<br />
- Bas ağrıları ve sersemleme<br />
- Bağışıklık sisteminin bozulması.</p>
<p><strong>UZUN VADELI ZARARLARI (10 yıl)</strong></p>
<p>- Yüksek tansiyon.<br />
- Genetik yapının bozulması.<br />
- Sperm sayısının azalması.<br />
- Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri.<br />
- Cilt kanseri.<br />
- Kan beyin bariyerinin zedelenmesi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/tavsiye/71-cep-telefonlarimizin-yaydigi-elektromanyetik-dalgalardan-korunma-yollari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençken Yapılacak 100 Şey</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/genel/67-gencken-yapilacak-100-sey.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/genel/67-gencken-yapilacak-100-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 21:53:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Gnçtrkcll, üyeleri için yepyeni bir kampanya başlattı; &#8220;Gençken Yapılacak 100 Şey&#8221; gençlere sadece gençken yapılabilecek şeyleri yapmaları için güç veriyor ve eğlenceli fırsatlar sunuyor. Gençlerin kendi güçlerini fark etmelerini ve gençliklerini doyasıya yaşamaları için harekete geçmelerini sağlamayı da amaçlayan kampanya ile; www.genckenyapilacak100sey.com adresindeki listede yer alan maddeleri gerçek hayatta yapan ve çektikleri videoyu yollayarak &#8220;gençliğinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-68 aligncenter" title="1001256271117" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/1001256271117.jpg" alt="1001256271117" width="220" height="209" /></p>
<p>Gnçtrkcll, üyeleri için yepyeni bir kampanya başlattı; &#8220;Gençken Yapılacak 100 Şey&#8221; gençlere sadece gençken yapılabilecek şeyleri yapmaları için güç veriyor ve eğlenceli fırsatlar sunuyor.</p>
<p>Gençlerin <strong>kendi güçlerini fark etmelerini </strong>ve gençliklerini doyasıya yaşamaları için harekete geçmelerini sağlamayı da amaçlayan kampanya ile; <a href="http://im.webkafe.net/144673"><strong>www.genckenyapilacak100sey.com</strong></a> adresindeki listede yer alan maddeleri gerçek hayatta yapan ve çektikleri videoyu yollayarak &#8220;<strong>gençliğinin gücü</strong>&#8220;nü gösterenlere, birbirinden cazip armağanlar sunulacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/genel/67-gencken-yapilacak-100-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vestel Pixellence LED TV</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/nedir/64-vestel-pixellence-led-tv.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/nedir/64-vestel-pixellence-led-tv.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 15:53:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[hdmi]]></category>
		<category><![CDATA[lcd]]></category>
		<category><![CDATA[led]]></category>
		<category><![CDATA[Pixellence]]></category>
		<category><![CDATA[vestel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin ilk yerli üretim LED TV’si Vestel Pixellence LED TV, Vestel patentli Pixellence görüntü izleme teknolojisi ile görüntü kalitesini en üst düzeye taşıyor. LED TV’nin sağladığı teknolojik üstünlüklerin yanı sıra, 40’ı aşkın patentli Pixellence teknolojisine de sahip olan Vestel Pixellence LED TV, bu sayede görüntü keskinliğini, renklerin canlılığı ve renk parlaklığı gibi konularda standart LED [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-65 aligncenter" title="fft17_mf386626" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/fft17_mf386626.jpg" alt="fft17_mf386626" width="207" height="172" /></p>
<p><span id="contextual"><strong>Türkiye’nin ilk yerli üretim LED TV’si Vestel Pixellence LED TV, Vestel patentli Pixellence görüntü izleme teknolojisi ile görüntü kalitesini en üst düzeye taşıyor. </strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span id="contextual">LED TV’nin sağladığı teknolojik üstünlüklerin yanı sıra, 40’ı aşkın patentli Pixellence teknolojisine de sahip olan Vestel Pixellence LED TV, bu sayede görüntü keskinliğini, renklerin canlılığı ve renk parlaklığı gibi konularda standart LED TV’ler arasından sıyrılıyor. Vestel Pixellence LED TV, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR5834R('click', 'üstün', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR5834R('over', 'üstün', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR5834R('out', 'üstün', event, this);return true;">üstün</span></span> enerji tasarrufu, 200 hz teknolojisi, Vestel patentli PixLED algoritmik yazılımı, local dimming özelliği ve 5 milyon contrast oranı özellikleri ile TV <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR5834R('click', 'alanındaki', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR5834R('over', 'alanındaki', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR5834R('out', 'alanındaki', event, this);return true;">alanındaki</span></span> son teknolojileri kullanıcılarıyla <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR5834R('click', 'buluşturuyor', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR5834R('over', 'buluşturuyor', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR5834R('out', 'buluşturuyor', event, this);return true;">buluşturuyor</span></span>.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span id="contextual"><span id="more-64"></span></p>
<p><strong>Yüzde 80’e varan enerji tasarrufu</strong><br />
Teknolojik üstünlüğünün yanı sıra çevreci özelliğiyle de dikkat çeken Vestel Pixellence LED TV, enerjiden yüzde 80’e varan oranlarda tasarruf sağlıyor. Normal LCD TV’lerde güç tüketimi 200 watt civarındayken Vestel Pixellence LED TV’nin güç tüketimi 80 watt civarında kalıyor. Tüm teknolojileri Vestel’in Ar-Ge birimlerinde geliştirilen Vestel Pixellence LED TV, beş milyon dinamik kontrast oranı ile daha canlı ve daha gerçek görüntüler sunuyor.</p>
<p><strong>Kusursuz Görüntü Kalitesi</strong><br />
Vestel Pixellence LED TV, yüzde 80’e varan enerji tasarrufu sağlarken, görüntü kalitesinden de ödün vermiyor. Vestel Pixellence LED TV’de bulunan PixLED özelliği, ekrana görüntülenecek her karenin karanlık ve aydınlık kısımlarını ölçerek panelin arkasında bulunan LED ışıklarını bölgesel olarak kontrol ediyor. Bu sayede izlenen görüntüdeki siyah renkler daha koyu ve beyaz renkler ise daha parlak oluyor.</p>
<p>Floresan lamba yerine LED ışıklarla aydınlatmanın yapıldığı Vestel Pixellence LED TV, bu sayede kusursuz bir görüntü kalitesi sunuyor. Local dimming özelliği sayesinde, LED’ler birbirlerinden bağımsız ve yayın içeriğine bağlı olarak yanıp sönerek daha az güç tüketimi ve daha gerçek görüntü sağlıyor.</p>
<p>200 hz yenileme <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR5834R('click', 'hızına', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR5834R('over', 'hızına', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR5834R('out', 'hızına', event, this);return true;">hızına</span></span> sahip olan Vestel Pixellence LED TV, hareketli görüntüleri kusursuz yansıtarak özellikle aksiyon filmleri ve spor müsabakalarında TV izleme keyfini doruğa çıkarıyor.</p>
<p><strong>LED TV teknolojisi</strong><br />
Arka aydınlatmanın floresan lamba yerine LED ışıklarla yapıldığı LED TV’ler, standart LCD TV’lere göre daha iyi görüntü kalitesi sunuyor. LED ışıkların yayın içeriğine göre birbirlerinden bağımsız olarak yanıp söndüğü LED TV’ler, hem daha az güç tüketimi hem de daha yüksek dinamik kontrast sağlıyor.</p>
<p><strong>Vestel Pixellence LED TV &#8211; Teknik Özellikler<br />
</strong>•Pixellence teknolojisi<br />
•Renk iyileştirme algoritması<br />
•Kontrast iyileştirme algoritması<br />
•Keskinlik artırma algoritması<br />
•Ten rengi algılama ve düzeltme<br />
•Full HD görüntü algılama ve <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR5834R('click', 'gelişmiş', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR5834R('over', 'gelişmiş', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR5834R('out', 'gelişmiş', event, this);return true;">gelişmiş</span></span> düzenleme<br />
•Çözünürlük: 1920&#215;1080<br />
•Dinamik Kontrast: 5.000.000<br />
•Parlaklık oranı: 500<br />
•Program hafızası: 100<br />
•Ses çıkış gücü: 2X6W<br />
•Full HD<br />
•HDMI: 4<br />
•USB<br />
•USB Video<br />
•PC girişi (VGA)<br />
•Harici hoparlör çıkışı<br />
•Kulaklık çıkışı<br />
•Komponent Girişi (YPbPr)<br />
•Audio Video (AV) girişi<br />
•S-Video özelliği<br />
•Dokunmatik tuşlar<br />
•Hem TV hem bilgisayar monitörü olma özelliği<br />
•Bilgisayar olarak çalışırken TV’den ses alabilme<br />
•Teletext<br />
•Toptext<br />
•Programlar arası otomatik ses seviyesi (AVL)<br />
•Çocuk kilidi<br />
•Zaman ayarlı kapanma (Sleep timer)<br />
•Yayın bittiğinde otomatik kapanma</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/nedir/64-vestel-pixellence-led-tv.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>murat boz &#8211; sallana sallana 2009 süper hit</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/muzik-klip/62-murat-boz-sallana-sallana-2009-super-hit.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/muzik-klip/62-murat-boz-sallana-sallana-2009-super-hit.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 13:28:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik - Klip]]></category>
		<category><![CDATA[Murat BOZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[İlgili aramalar: müzik &#8211; murat boz &#8211; sallana sallana 2009 sper hit &#8211;  murat boz &#8211;  sallana &#8211;   sallana &#8211;  2009 &#8211;  sper &#8211;  hit]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img.izlesene.com//data/videoshots/1019/1019716-11.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-62"></span></p>
<p style="text-align: center;">
<div style="width: 465px;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100%" height="355" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=952610" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="100%" height="355" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=952610" allowfullscreen="true" wmode="window" bgcolor="#000000"></embed></object></p>
<div style="background:#000000; padding:7px 0px  7px 7px;"><span style="color:#CCCCCC; font-family:Tahoma; font-size:12px">İlgili aramalar: <a style="color:#FF9900; font-family:Tahoma; font-size:12px" title="müzik -  murat boz - sallana sallana 2009 sper hit" href="http://www.izlesene.com/video/muzik-muzik----murat-boz---sallana-sallana-2009-sper-hit/952610" target="_blank">müzik &#8211;  murat boz &#8211; sallana sallana 2009 sper hit</a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title="murat boz" href="http://search.izlesene.com/?vse=murat boz" target="_blank">murat boz</a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title="sallana" href="http://search.izlesene.com/?vse=sallana" target="_blank">sallana</a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title=" sallana " href="http://search.izlesene.com/?vse= sallana " target="_blank"> sallana </a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title="2009 " href="http://search.izlesene.com/?vse=2009 " target="_blank">2009 </a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title="sper " href="http://search.izlesene.com/?vse=sper " target="_blank">sper </a> &#8211;  <a style="color:#FF9900;text-decoration:underline" title="hit" href="http://search.izlesene.com/?vse=hit" target="_blank">hit</a></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/muzik-klip/62-murat-boz-sallana-sallana-2009-super-hit.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lizbon Antlaşması</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/nedir/60-lizbon-antlasmasi.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/nedir/60-lizbon-antlasmasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 09:50:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Lizbon Antlaşması (Reform Antlaşması), Fransa ve Hollanda&#8217;nin halk oylaması ile redderek düşürdügü AB Anayasasını temelde koruyan ve ufak değişikliklerle tekrar ülkelerin onayına sunulan AB Temel Antlaşmasıdır. 18-19 Ekim 2007&#8242;de Lizbon&#8217;da yapılan zirvede onaylandığı için Lizbon Antlaşması olarak adlandırılan yeni AB Nitel Antlaşması, 250 sayfadan oluşmakta ve kabul edilmesi için tüm üye ülke parlementolarında ve/veya referandum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lizbon Antlaşması</strong> (<strong>Reform Antlaşması</strong>), Fransa ve Hollanda&#8217;nin halk oylaması ile redderek düşürdügü AB Anayasasını temelde koruyan ve ufak değişikliklerle tekrar ülkelerin onayına sunulan AB Temel Antlaşmasıdır.</p>
<p>18-19 Ekim 2007&#8242;de Lizbon&#8217;da yapılan zirvede onaylandığı için Lizbon Antlaşması olarak adlandırılan yeni AB Nitel Antlaşması, 250 sayfadan oluşmakta ve kabul edilmesi için tüm üye ülke parlementolarında ve/veya referandum ile onaylanması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/nedir/60-lizbon-antlasmasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Planlama Nedir?</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/nedir/58-planlama-nedir.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/nedir/58-planlama-nedir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Planlama Bir ekonomide gayelere optimum şekilde ulaşmada kullanılan bir iktisadi strateji aracı ve üretim bölüşüm, yatırım ve tüketime dair ekonomik işlemlerde kullanılan bir sistem. Planlama, belirli ekonomik hedeflerin tespiti ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli usullerdir. Planlama matematiksel olarak bir “sınırlamalı maksimizasyon”dur. Planlama belirli bir ekonomik gayeye ulaşmak ve onu açığa çıkartmak için ekonominin elindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Planlama Bir ekonomide gayelere optimum şekilde ulaşmada kullanılan bir iktisadi strateji aracı ve üretim bölüşüm, yatırım ve tüketime dair ekonomik işlemlerde kullanılan bir sistem. Planlama, belirli ekonomik hedeflerin tespiti ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli usullerdir. Planlama matematiksel olarak bir “sınırlamalı maksimizasyon”dur. Planlama belirli bir ekonomik gayeye ulaşmak ve onu açığa çıkartmak için ekonominin elindeki kıt kaynakları kullanma biçimini belirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/nedir/58-planlama-nedir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peter F. Drucker</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/biyografi/56-peter-f-drucker.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/biyografi/56-peter-f-drucker.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:54:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Peter F. Drucker (19 Kasım, 1909 – 11 Kasım, 2005), Avusturyalı yönetim bilimci. Peter Drucker, 1909 yılında Avusturya’da eğitim seviyesi yüksek bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Evlerine dönemin entelektüel elitleri gelir gider, çeşitli konularda tartışmalar yapılırdı. Frankfurt Üniversitesi’nde okudu. Keynes ve Schumpeter’den ders aldı. 1929’da Frankfurt’un en büyük günlük gazatesinde finans yazarlığı yaptı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Peter F. Drucker</strong> (<a title="19 Kasım" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/19_Kas%C4%B1m">19 Kasım</a>, <a title="1909" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1909">1909</a> – <a title="11 Kasım" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/11_Kas%C4%B1m">11 Kasım</a>, <a title="2005" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2005">2005</a>), <a title="Avusturyalı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avusturyal%C4%B1">Avusturyalı</a> yönetim bilimci. Peter Drucker, 1909 yılında <a title="Avusturya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avusturya">Avusturya</a>’da eğitim seviyesi yüksek bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Evlerine dönemin entelektüel elitleri gelir gider, çeşitli konularda tartışmalar yapılırdı. Frankfurt Üniversitesi’nde okudu. Keynes ve Schumpeter’den ders aldı. 1929’da Frankfurt’un en büyük günlük gazatesinde finans yazarlığı yaptı. 1933’te tutucu bir Alman filozofu olan Stahl hakkında yayımlanan yazısında Nazileri o kadar rahatsız etti ki, yayın yasaklanmakla kalmadı yakıldı. Bir süre sonra, “Almanya’da Yahudi” sorunu başlıklı yazısı da aynı kaderi paylaştı.</p>
<p><span id="more-56"></span></p>
<p>Hitler başa geçtikten sonra <a title="Londra" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Londra">Londra</a>’ya göçtü. Bankacı oldu. Şöyle diyelim, Londra Bankası’nda <a title="Ekonomist" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ekonomist">ekonomist</a> olarak işe başladı. <a title="1937" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1937">1937</a>’de gazeteci olarak <a title="Amerika" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika">Amerika</a>’ya gitti. <a title="Vermont" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vermont">Vermont</a>’ta Bennington Koleji’nde siyaset ve <a title="Felsefe" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe">felsefe</a> profesörü olarak ders verdi. <a title="1939" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1939">1939</a>’da ilk kitabı, “Ekonomik Adamın Sonu: Totaliterliğin Kökenleri”ni yazdı. 1945’te General Motors’u inceledi ve sonucunda <a title="1950" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1950">1950</a>’de “İşletme Kavramı”başlıklı çığır açan kitabı basıldı. En önemli metni “Yönetim Uygulaması” <a title="1954" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1954">1954</a>’te yayımlandı. Bu çalışmasında işletmeleri masaya yatırdı. Özetle yönetimin bir bilim ya da sanat değil, bir meslek olduğunu gösterdi. 21 yıl boyunca <a title="New York" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/New_York">New York</a> Üniversite’sinde hocalık yaptı. O kadar popülerdi ki, dersleri spor salonunun yanında yüzlerce sandalyenin sığabileceği bir mekanda yapılıyordu. <a title="1975" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1975">1975</a>’ten itibaren 20 yıl <a title="Wall Street Journal" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Wall_Street_Journal">Wall Street Journal</a>’da aylık köşe yazarlığı yaptı.</p>
<p>Claremont Üniversitesinde Yüksek Lisans öğrencilerine “İşletmede Drucker” dersi veren Joseph A. Maciariello, Drucker için, “Daireler halinde düşünürdü” diyor. Dehasının bir kısmı bağlantısız görünen öğretiler arasında ortak kalıplar bulabilmesinden kaynaklanıyor. Drucker’in yazdığı kitaplar akademik kaynak olarak kullanılmadı. Oysa 37 dile çevrilen 38 kitap ve çok sayıda makale yazdı. Akademik çevrelerin üretitiği gerekçe lineer olmayan bir yaklaşımı olması ve çalışmalarının ölçümlere dayanan araştırmalar içermemesi diye özetlenebilir. Tipik yönetim danışmanı kalıbına hiçbir zaman uymadı. Ev-ofisinden çalışırdı ve asla bir sekreteri olmadı. Telefonlarını hep kendi açardı.</p>
<p><a title="Amerika Birleşik Devletleri" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri">ABD</a> Başkanı <a title="George W. Bush" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/George_W._Bush">George W. Bush</a> 2002 yılında Drucker’a Başkanlık Özgürlük Madalyası verdi. Buraya kadar Drucker’ın bilinen hayat hikâyesi, bundan sonrası hayat hikâyesinin yönetim bilimindeki izdüşümü:</p>
<p><a title="1940" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1940">1940</a>’larda, organizasyonların temel prensiplerinden olan, sorumluluğun dağıtılması fikrini ilk o tanıttı.</p>
<p><a title="1950" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1950">1950</a>’lerde işçilerin yok edilmesi gereken mükellefiyetler değil, değerler olduğunu ilk o dile getirdi. Şirketin sadece kar makinesi değil, çalışana güven ve saygı üzerine kurulu bir insan topluluğu olduğu görüşünü üretti İlk kez o, yeni pazarlama kafa yapısında basit bir kavram olan “müşterisiz iş yoktur”u açıklığa kavuşturdu.</p>
<p><a title="1960" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1960">1960</a>’larda, içeriğin önemine değindi.</p>
<p><a title="1970" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1970">1970</a>’lerde, bilginin Yeni Ekonominin asıl sermayesi olduğunu yazan yine Drucker oldu.</p>
<p><a title="1980" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1980">1980</a>’lerde kapitalizim ve iş dünyası hakkında ciddi şüpheler edinmeye başladı. İşletmelerin toplumların yaratılması için ideal yer olmaktan çıktığını, bireysel çıkarların eşitlikçi prensiplere karşısında her zaman galip geldiği bir yer olduğunu söylüyordu. Amerikan iş dünyasının en önemli eleştirmenlerinden biri oldu. Yöneticiler imparatorluk kurmakla uğraşırken fazla personel ve etkisiz bir sürü asistanların oluşuna karşı çıktı. Onu en çok kızdıran işletmelerin işten çıkarmalarda elde ettikleri büyük kazançlardı: “Bu ahlaki ve sosyal olarak affedilemez. Bunun için çok büyük bedel ödeyeceğiz.”</p>
<p>Drucker, <a title="1980" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1980">1980</a>’lerde yoğun olarak yaşanan ve yasal dayanakları zayıf olduğu için eleştirilen satın almalar, birleşmeler ve benzeri operasyonlar kapitalizminin son hatası olarak görüyordu: “Serbest pazara inansam da, kapitalizm hakkında ciddi şüphelerim var.”</p>
<p>Herkesin hoşlanmadığı çıkışlar yapmaya bayılıyordu, örneğin; 1984’te bir tepe yöneticinin en düşük maaş alan işçinin 20 katından fazla maaş almasının doğru olmayacağını ilan etti. Drucker, kapitalizm aç gözlülüğü performans kadar hızlı ödüllendirdiğini savunurken, onun bu eleştirilerindinden hoşlanmayan ve giderek sayıları artan bir danışmanlar topluluğu oluştu. Drucker’ın zamanının da modasının da geçtiğini söylemeye başladılar. Birçoğu pazarlama fantastiği yeni nesil gurular türedi. Popüler kitaplar yayınladılar, konuşma turlarına çıkıp zengin oldular. Yeni nesil yönetim guruları Drucker’ı gölgede bırakır oldu. Drucker ilerleyen yıllarda dikkatini ve çalışmalarını kar amacı gütmeyen işletmelere yönlendirdi.</p>
<p>Bugün bildiğimiz yönetim uygulamalarının çoğunluğu Peter Drucker’ın düşüncelerinden türetildi. Kişileri ve kurumları yönetmenin karmaşıklıklarla dolu olduğunu söylüyordu. Yöneticilere iyi çalışanı tutmanın önemini, sorunlara değil imkânlara odaklanmak gerektiğini, müşterinizle masanın aynı tarafında oturmayı, rekabet avantajlarını anlama ihtiyacını ve bunları yenilemeye devam etmeyi öğretti.</p>
<p>Birkaç öğretisi:</p>
<p>Liderlik üzerine: Hiçbir zaman “ben” diye düşünme ve söyleme. “Biz” diye düşün ve konuş. Etkin liderler sadece organizasyonun güvenine sahip oldukları için otoriteye sahip olduklarını bilirler. Organizasyonun ihtiyaç ve imkânlarının kendi ihtiyaçlarından önce geldiğini anlarlar.</p>
<p>Yetenek üzerine: Yönetimin iki ana görevi yeteneği çekmek ve tutmak haline geldi. Bilgi çalışanlarının birçok seçeneği var; gönüllüler olarak muamele görmeli ve yönetilmeliler. Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler. Devamlı öğrenme ve eğitim beklerler. Saygı ve otorite isterler. Bunları onlara sağlayın.</p>
<p>Çalışma üzerine: Sorunlara değil imkânlara odaklanın. Sorun çözümü zararı engeller, ama imkânları kullanmak sonuç üretir. Gerçek bir kriz olmadan sorunlar yönetim toplantılarında imkânlar incelenip ele alınmadıkça tartışılmamalıdır. Değişimi bir fırsat olarak kullanın ve bir tehdit olarak görmeyin.</p>
<p>Karar verme üzerine: Her karar risklidir. Karar, kaynakları bilinmeyen ve belirsiz bir geleceği sunma taahhüdüdür. Eğer kararın gerekli olduğunu, sorunları açıkça ifade etmeyi ve doğrudan başa çıkmayı, sonunda uzlaşma yapmanız gerektiğini biliyorsanız, riskler en aza indirgenebilir.</p>
<p>Organizasyon üzerine: Etkin organizasyonlar kendilerini tatmin etmek için değil, müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için vardır. Liderler organizasyonu oluşturan çalışanların kendilerini sürekli yenileyebilecek şekilde dışarı odaklanmasını sağlamalıdır.</p>
<p>Gazeteci, profesör, tarihçi, ekonomist, yönetim bilimci olarak 95 üretken yıl&#8230; En önemli katkısı işletme alanındaydı. Keynes ekonomi için, Deming kalite için neyse, Drucker da yönetim için oydu. Bugün kullanılan neredeyse tüm modern yönetim kavramlarını önce o ifade etti ya da geliştirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/biyografi/56-peter-f-drucker.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi mevsimde hangi balık yenir ?</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/rehber/52-hangi-mevsimde-hangi-balik-yenir.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/rehber/52-hangi-mevsimde-hangi-balik-yenir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 13:40:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nasıl Yapılır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[tarif]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Balık yemeyi çok sevmenize rağmen hangi balık hangi mevsimde olur sorusununun cevabını bilmiyorsanız bu haber tam size göre&#8230; İşte merak ettiğiniz sorunun yanıtı &#8230; Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipuraya seyrek de olsa Marmara’da da raslanır. Ege’de Kasım, Akdeniz’de ise Ekim ve Aralık ayları arasında üreme mevsimine girer. Boyları ortalama 25-35 cm. arasındadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-53 aligncenter" title="Balık Mevsimi ve Yemek" src="http://www.blogg.gen.tr/wp-content/uploads/2009/10/hangi_mevsim_balik.jpg" alt="Balık Mevsimi ve Yemek" width="300" height="220" /></p>
<p style="text-align: center;">Balık yemeyi çok sevmenize rağmen hangi balık hangi mevsimde olur sorusununun cevabını bilmiyorsanız bu haber tam size göre&#8230;</p>
<p>İşte merak ettiğiniz sorunun yanıtı &#8230;</p>
<p><span id="PhotoDescriptionLabel"><strong>Çipura:</strong> Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipuraya seyrek de olsa Marmara’da da raslanır. Ege’de Kasım, Akdeniz’de ise Ekim ve Aralık ayları arasında üreme mevsimine girer. Boyları ortalama 25-35 cm. arasındadır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Eti az kılçıklı, sert ve beyaz olan çipura Türk mutfağının en özel lezzetlerinden biridir. Özelikle ızgarası çok lezzetli olur. Temmuz-Ağustos ayları balığın en lezzetli olduğu dönemdir.</span></span></p>
<p><strong>Gümüş :</strong>Marmara Denizi’nde bulunan gümüş balıklarıüremek için Nisan ayının sonlarında Karadeniz’e geçer, sonbaharda ise geri döner.<span id="PhotoDescriptionLabel">En fazla 20 cm. uzunluğa ulaşan gümüşün özellikle una bulunmuş tavası lezzetli olur.</span></p>
<p><strong>Hamsi :</strong>Hamsi sürüleri Eylül ayı sonlarında Azak Denizi’nden Doğu Karadeniz’e göeç eder. Ekim ayının ikinci haftası av mevsimi açılır. Göçlerini batıya doğru sürdüren hamsi sürüleri Kasım ayı ortalarından itibaren Marmara Denizi’nde görülmeye başlanır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Ortalama boyu 18 cm kadar olan hamsilerin eti yağlı ve lezzetlidir Izgarası, tavası ve buğulaması yapılır. Karadeniz mutfağında ise kullanım alanı çok geniştir. Hamsinin en lezzetli olduğu dönem Kasım-Şubat arasıdır. </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Devamı için Yazının devamı linkine tıklayınız&#8230;</span></p>
<p><span id="more-52"></span></p>
<p><strong>İstavrit :</strong>Hamsiden sonra en çok avlanan ve tüketilen balık türü olan istavrit türleri genellikle Nisan ayında yumurtlamaya başlar. Yumurtlama süresi türe göre Haziran ile Eylül ayına kadar sürer.<span id="PhotoDescriptionLabel">İstavritin daha çok tavası ve buğulaması yapılır. Ocak-Nisan arası istavritin en lezzetli olduğu dönemdir.</span></p>
<p><strong>İzmarit: </strong>Daha çok Akdeniz ve Ege’de görülür. Marmara’da yaşayan bazı izmarit sürüleri ilkbakarda Karadeniz’e çıkarlar, sonbahar sonunda tekrar geri dönerler.<span id="PhotoDescriptionLabel">Beyaz etli izmaritin özellikle ızgası çok lezzetli olur. Tavası yapılırken ise oldukça kalın olan derisini çıkarmak gerekir. Özellikle Şubat-Nisan arasında lezzetli olur.</p>
<p></span><strong>Kalkan: </strong>Nerdeyse tamamen yusyuvarlak olan bu pulsuz balık en çok aranan balıklardan biridir. Esas olarak Karadeniz’de bulunan kalkan balığı nadir olarak Marmara, Ege ve Akdeniz’de de bulunur. 1 mayıs-30 Haziran arası Türkiye’nin tüm karasularında avlanması yasaktır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Ortalama boyu 40-50 cm olan kalkan, beyaz etiyle en lezzetli balıklardan biridir. Kalkan, genelde tavada pişirilir, ızgarası, şişi ve buğulaması da yapılır. Yemeden önce derisindeki düğmeler ayıklanmalıdır. Ocak-Nisan arası kalkanın en lezzetli olduğu dönemdir. </span></p>
<p><strong>Karagöz: </strong>Türkiye’nin tüm denizlerinde bulunur. Ortalama uzunluğu 18-25 cm. kadardır. <span id="PhotoDescriptionLabel">Eti son derece lezzetli olan karagözün tavası, ızgarası ve buğulaması makbuldür. Kiremitte fırını da yapılır. Ekim ve kasım en lezzetli olduğu aylardır</span></p>
<p><strong>Kefal:</strong>Farklı kefal türleri Türkiye denizlerinin hepsinde yer alır. Temelde sıcak ve ılıman denizlerde yaşayan kefalin boyu cinsine göre15 cm’den 90 cm’ye kadar çıkabilir. <span id="PhotoDescriptionLabel">Küçük cinslerinin tavası büyüklerininse buğulaması yapılır. Tütsüsü de lezzetli olan kefalin yumurtalarından tarama ve havyar da yapılır. Haziran-Eylül ayları dışında yılın tümünde lezzetlidir.</span></p>
<p><strong>Kılıçbalığı:</strong>Genellikle okyanusların ılıman bölgelerinde yaşayan kılıçbalıkları Akdeniz, Ege ve Marmara’da da görünür. Ortalama uzunluğu 1.80 metreden 3 buçuk metreye kadar çıkabilir. Aşırı avlanma nedeniyle kılıçbalıklarının nesli tükenme tehlikeis ile karşı karşıyadır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Eti çok lezzetli olan kılıçbalığının özellikle şiş ızgarası tavsiye edilir. Kılıçbalığının en lezzetli olduğu aylar Ağustos ve Eylül’dür.</span></p>
<p><strong>Levrek:</strong>Akdeniz’de yaşayan levrek sürülerinin önemli bir bölümü ilkbahar geldiğinde Marmara’ya, Marmara’dakiler de Karadeniz’e göç eder. Bu göçler sonbaharda ters yönde tekrarlanır. Her mevsimde, genellikle de Mayıs ortalarından Ekim sonuna kadar avlanır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Eti yağsız ve lezzetli olan levreğin en çok tavası, ızgarası ve fırını yapılır. Mezgit gibi Levrek de Şubat-Mayıs aylarında lezzetli olur. </span></p>
<p><strong>Lüfer:</strong>‘Boğazın sultanı’ olarak adlandırılan lüfer yaz aylarında Ege’den Marmara’ya ve Boğaz’dan da Karadenize’e çıkar. Llüfer sürüleri, yumurta bıraktıktan sonra Eylül ayının ortalarından itibaren tekrar İstanbul Boğazı’na döner. <span id="PhotoDescriptionLabel">Lüferin özellikle ızgarası çok lezzetli olur. Yılın her ayında tüketilen lüfer, özellikle Ağustos-Eylül arasında lezzetlidir. </span></p>
<p><strong>Mezgit: </strong>Göçmen bir tür olan mezgit kışın Karadeniz’den Marmara’ya göçer. Mart ayında yumurta döktükten sonra Mayıs’ta yeniden Karadeniz’e çıkar.Ortalama 30-40 cm. uzunluğunda olan mezgitin eti beyz ve lezzetlidir. Genlikle tava ve haşlaması yapılan mezgit, Şubat-Mayıs aylarında lezzetlidir.</p>
<p><strong>Orkinos: </strong>Ortaklama boyu 2-4 metre ağırlığı da 250 kilogram olan orkinos denizlerin en büyük balıklarındandır. Türkiye sularında Nisan ayı başında Akdeniz’den göçe başlayan orkinos sürüleri Ege ve Boğazlar üzerinden Karadeniz’e çıkar. <span id="PhotoDescriptionLabel">Kırmızı etli orkinosun genellikle konservesi yapılır. Küçük orkinosların kanı akıtılıp tuzlandıktan sonra ızgarası yapılır. En lezzetli olduğu aylar Ekim ve Kasım’dır. </span></p>
<p><strong>Palamut:</strong>Palamut boyuna göre çeşitli isimler ile anılır: Palamutvonozu (12-16 cm), kestanepalamudu (16-22 cm), çingenepalamudu (22-28 cm), palamut (28-35 cm), zindandelen (35-40 cm), torik (40-45 cm), sivri (45-55 cm), altıparmak (55-65 cm) ve piçuta (65 cm ve üzeri). Genelde ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan palamutlar ilkbaharda yumurta dökmek için sürüler halinde İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıkar, Ağustos’ta geri dönerler. Güneyde yaşayan palamut sürülerinin üreme dönemi Nisan-Mayıs, Karadeniz’de yaşayanlaınsa Mayıs-Hazirandır.<br />
<span id="PhotoDescriptionLabel">Siyah etli ve lezzetli olan palamutun en lezzetli olduğu döenm Eylül sonundan Şubat’a kadar olan dönemdir. Tavası, ızgarası ve yahnisi tavsiye edilir.</span></p>
<p><strong>Pisi balığı: </strong>Bir tabağı andıran vücut yapısı ile Akdeniz ve Ege sularında bulunur. Üreme mevsimi Mayıs-Ağustos arasıdır. Eti beyaz ve lezzetli olan pisi balığının tavası, ızgarası, şişi ve haşlaması yapılır. Yılın tamamında lezzetlidir.<br />
<strong><br />
Sardalya:</strong>Türiye’nin hemen bütün kıyılarında görünen sardalya sürüleri ilkbaharda büyük sürüler halinde Ege’den Marmara’ya göç ederler ve buradan da Karadeniz’e geçerler. Yine de Akdeniz ve Ege’de göç etmeyen sardalya sürüleri bulunur.<span id="PhotoDescriptionLabel">En lezzetli balıklar arasında yer alan sardalyanın ızgarası, buğulması ve tuzlaması yapılır. Haziran-Eylül arası lezzetlidir.<br />
<strong><br />
Sarpa: </strong>Türkiye’nin hemen tüm kıyılarında bulunan sarpa ortalama 15-30 cm. boyundadır. İlkbahar ve sonbaharda iki üreme dönemi vardır. <span id="PhotoDescriptionLabel">Eti yumuşak ve kılçıklı olan sarpanın ızgara ve buğulaması yapılır.<br />
<strong><br />
Tekir:</strong>Vücudunun kırmızı ya da pembemsi rengiyle kolaylıkla fark edilen tekir ya da barbunya, Ege Denizi’nde Mart-Haziran, Akdeniz’de ise Mayıs-Haziran aylarında ürer. Genelde 15-25 cm uzunluğundaki tekirin eti çok lezzetlidir. Tavası, ızgarası, kağıt kebabı ve buğulaması yapılır. En lezzetli olduğu dönem Ağustos-Kasım arasıdır.</p>
<p><strong>Uskumru: </strong>Aşırı avlanma nedeniyle uskumru sürüleri son yıllarda Marmara ve Karadeniz’e çıkamadığından göçü sona ermiştir. Türkiye sularında yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Büyüklüğü ortalama 30-35 cm kadardır.<span id="PhotoDescriptionLabel">Eti lezzetli olan uskumrunun ızgarası, tavası, buğulaması ve çirosu makbuldür. Ekim ve kasın en lezzetli olduğu aylardır. </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/rehber/52-hangi-mevsimde-hangi-balik-yenir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şu xp bizi nekadar çok uyarıyomuş &#8230;</title>
		<link>http://www.blogg.gen.tr/rehber/48-su-xp-bizi-nekadar-cok-uyariyomus.htm</link>
		<comments>http://www.blogg.gen.tr/rehber/48-su-xp-bizi-nekadar-cok-uyariyomus.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 08:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[error]]></category>
		<category><![CDATA[hata kodu]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogg.gen.tr/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogg.gen.tr/rehber/48-su-xp-bizi-nekadar-cok-uyariyomus.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

